Güzellikler zıddıyla var olur derler…
Oysa bugün hayat, tüm “var”lığa raÄŸmen “yok” oluyor…
Hayat ne kadar da garip…
Ya da belki de bizleriz eksik olan…
Bugün malımız çok ama keyfimiz az…
Konforumuz yerinde belki, ama o konforu yaÅŸayacak zamanımız az…
Bugünlerde yaşadığımız evler lüks ve geniş eski zamanlara göre...
Evler geniÅŸ ama geniÅŸ aileler dar günümüzde…
Arabamız hızlı ve biz hızlıyız trafikte…
Hızlı gidiyoruz ama çabuk parlıyoruz…
Geç yatıyoruz ve yorgun kalkıyoruz…
Eski alışkanlıklarımızın yerini, yepyeni gündemler aldı baharı perdeleyen kar misali…
Artık kitap okumuyor, televizyon seyrediyoruz…
Varlığımızı gün be gün arttırıyor, deÄŸerimizi yitiriyoruz…
Eskiden susmak erdem sayılır, bilenler bile az konuÅŸurdu…
Bugün bilsek de, bilmesek de konuÅŸuyor, çokça yalan söylüyoruz…
Ay’a gidip dönmeyi becerdik belki,
Ama bugün, komÅŸumuzu görmek için karşı kapıya gidemiyoruz…
Havayı temizledik ama ruhlarımızı kirlettik…
Atomu parçalayabildik ama kibrimizden geçemedik…
Bugünlerde otoyollar, bilgisayar aÄŸları kuruyoruz da, arkadaÅŸlığa gelince tıkanıp kalıyoruz…
Yani biz bugünlerde,
Eve çift maaşın girdiği ama çiftlerin ayrıldığı,
Çocukların dadılarını anne sandığı,
Kilo derdinin gündemin başköşesine kurulduğu,
Gardıropların dolu, gönüllerin boÅŸ olduÄŸu bir hayatı yaşıyoruz…
METİN YAZARI : HATİCE KÜBRA TONGAR
SESLENDİREN : ZEYNEP TÜRKOĞLU